“`html
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği kapsamlı hava saldırılarının ardından, askeri operasyonların yalnızca konvansiyonel bombalamalarla sınırlı kalmadığına dair çarpıcı iddialar gündeme geldi. Cumartesi günü başlayan bu operasyonlarda, İran dini lideri Ali Hamaney’in yanı sıra birçok üst düzey yönetici de hayatını kaybettiği bildirildi. Saldırılar, askeri tesislerin yanı sıra sivil hedefleri de vururken, bir kız okuluna isabet eden bombalar sonucunda aralarında çocukların da bulunduğu en az 168 kişi yaşamını yitirdi.
Çatışmaların ilk gününden itibaren siber operasyonların sahadaki askeri faaliyetlere eşlik ettiği yönünde çeşitli raporlar ortaya çıktı. Resmi açıklamalar ve uluslararası medya kaynaklarına yansıyan bilgilerin gösterdiğine göre, dijital müdahaleler savaşın erken aşamalarında etkin bir şekilde kullanıldı.
ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, düzenlediği basın toplantısında, saldırı öncesinde İran’ın iletişim ve sensör ağlarının “koordine uzay ve siber operasyonlar” ile devre dışı bırakıldığını söyledi. Caine’e göre, bu müdahaleler İran’ın durumsal farkındalığını zayıflatmış ve savunma yeteneğini sınırlandırmıştır. Düşmanın “bozulması, yönünün şaşması ve kafa karışıklığına sürüklenmesi” gibi hedefler doğrultusunda gerçekleştirildiğini belirten Caine’nin açıklamaları, siber unsurların kinetik operasyonlarla entegre edildiğini göstermekte. Ancak, siber saldırıların sahadaki askeri sonuçlar üzerindeki kesin etkisi henüz bağımsız olarak doğrulanabilmiş değildir.
Resmi kaynakların operasyonun etkili olduğu yönündeki savlarına rağmen, savaşın temel belirleyicisinin hala fiziksel askeri güç olduğu gerçeği değişmemektedir.
İsrail, İran Devlet Televizyonu’nun Yayın Sinyalini Ele Geçirdi
İsrail’in İran devletine ait iki televizyon kanalının ofislerine saldırmasının ardından yayın akışının kısa bir süreliğine kesildiği belirtildi. Ayrıca, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin yayın sinyalini ele geçirerek, ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran halkına seslenen mesajlarını ekrana yansıttığı öne sürüldü. Bu mesajlarda, İranlılara rejime karşı harekete geçmeleri çağrısında bulunuldu.
Benzer bir yayın kesintisinin ocak ayında da yaşandığı kaydedilirken, olayın psikolojik harp unsurları taşıdığı değerlendirilmektedir. Financial Times’a konuşan iki anonim kaynağa göre, İsrail istihbaratı Tahran’daki trafik kameralarına uzun süredir erişim sağlıyordu ve mobil telefon ağlarına da savunmasız bir şekilde sızmış durumdaydı.
Savaşın ilk günü, İran’da yaygın olarak kullanılan BadeSaba Calendar adlı dua uygulaması da siber saldırıya maruz kalmıştı. Kullanıcılara rejime karşı silah bırakma ya da “özgürlük güçlerine katılma” çağrısında bulunan mesajların gönderildiği bildirilmektedir. Bu tür müdahalelerin toplumsal algıyı etkilemeye yönelik olduğu ifade edilse de, İranlı yetkililerden konuya dair kapsamlı bir teknik açıklama gelmedi. Öte yandan, Bloomberg’in aktardığına göre, İranlı siber grupların şu ana dek kayda değer bir karşılık verememesi dikkat çekti.
Uzmanlar, İran’da internet erişiminin ciddi ölçüde sınırlı olmasının, olası karşı saldırıları zorlaştırmış olabileceğine işaret ediyor. Bununla birlikte, siber operasyonların etkisinin zaman zaman abartılabildiği biliniyor. Daha önce Venezuela’da yaşanan elektrik kesintisi olaylarında, ABD’li yetkililerin siber müdahale iddiaları gündeme gelmişti, ancak analizler, altyapı tesislerinin fiziksel saldırılar sonucunda devre dışı kaldığını göstermekteydi. Bu örnekler, dijital operasyonların propaganda ve caydırıcılık amacına hizmet ettiğini ortaya koymaktadır.
Günümüzde askeri çatışmaların yalnızca sahadaki birliklerle sınırlı kalmadığı açık bir şekilde görülmektedir. Bunun yanı sıra iletişim altyapıları, medya kanalları ve mobil ağlar da çatışma arenasının bir parçası haline gelmiştir. Ancak siber müdahalelerin gerçek etkisini net bir biçimde ölçmek oldukça güçtür. Buna ek olarak, bilgi savaşının doğası gereği, tarafların kendi başarılarını abartma eğilimi de tabloyu karmaşıklaştırmaktadır. Mevcut gelişmeler, modern savaş doktrinlerinde siber yeteneklerin kalıcı bir unsur haline geldiğini gösterse de, sahadaki askeri sonuçların belirleyicisi hala büyük ölçüde fiziksel güç unsurları olmaya devam etmektedir.
📡 Teknoblog’u takip et
Teknoloji gündemini kaçırmamak için Google Haberler’e ekle, WhatsApp kanalımıza katıl, YouTube’a abone ol, Instagram’da ve X’te bizi takip et.
“`