Amerika Birleşik Devletleri’nin deniz tabanlı nükleer caydırıcılığının gelecekteki omurgasını oluşturacak olan USS District of Columbia (SSBN-826) nükleer denizaltısına ait en net ve çarpıcı görüntüler ilk kez kamuoyuna yansıdı. Newport News Shipbuilding tersanesinin baş fotoğrafçısı tarafından paylaşılan fotoğraflar, Pentagon’un sır gibi sakladığı “Columbia Sınıfı” öncü geminin inşasında ne kadar ileri gidildiğini gözler önüne serdi.
1981 yılından beri hizmet veren ve artık yaşlanan efsanevi Ohio sınıfı nükleer denizaltı filosunun yerini alacak olan bu yeni canavar, tamamlandığında ABD askeri tarihinin inşa edilmiş en büyük denizaltısı unvanını alacak.
Boyutları Ohio sınıfını gölgede bırakıyor: Sualtında 20 bin ton
Sızan askeri fotoğraflarda devasa pruva (ön) bölümünün tamamlandığı, kıç (arka) bölümünün ise montaj hattında olduğu görülüyor. Modüler bir yapım stratejisiyle farklı eyaletlerdeki tersanelerde üretilen parçalar, Connecticut’taki General Dynamics Electric Boat tesislerinde birleştiriliyor.
Askeri uzmanların paylaştığı teknik verilere göre Columbia sınıfının özellikleri rakiplerine gözdağı veriyor:
Uzunluk: 560 feet (yaklaşık 171 metre).
Ağırlık: Su altında 20.000 tondan fazla (Bu rakam, selefi Ohio sınıfını geride bırakıyor).
X Şekilli Kanatlar: Radara ve sonara yakalanma riskini (tespit edilebilirliği) en aza indiren, manevra kabiliyetini maksimuma çıkaran özel tasarım arka kontrol kanatları.
Gökyüzünden bile duyulamayacak sessizlik
Columbia sınıfını asıl tehlikeli kılan unsur, askeri mühendislikte nesiller arası bir sıçrama olarak kabul edilen elektrikli tahrik sistemi. Eski nesil denizaltılarda kullanılan gürültülü mekanik dişli ve motor sistemleri bu gemide tamamen terk edildi. Tamamen elektrik motorlarıyla hareket edecek olan bu devasa nükleer platform, okyanusun derinliklerinde adeta bir “hayalet” gibi tamamen sessizce ilerleyecek. Yeni nesil sonar dizileri ve gelişmiş sensör yükseltmeleriyle birleşen bu teknoloji, gemiyi dünya denizlerindeki tespiti en zor askeri unsurlardan biri haline getirecek.
Daha az füze, daha ölümcül güç: 11 bin KM menzil
Boyutlarının büyümesine rağmen yeni denizaltı, Ohio sınıfının taşıdığı 24 füzeye kıyasla 16 adet Trident II D5LE kıtalararası balistik nüzleer füze taşıyacak. Dört ayrı korunaklı bölmeye yerleştirilen bu füzeler, denizaltı suyun altındayken bile konumunu asla belli etmeden saniyeler içinde ateşlenebiliyor.
Ateşlenen her bir Trident II D5LE füzesi yaklaşık 60 ton ağırlığında ve tam 6.200 deniz mili (yaklaşık 11.500 kilometre) menzile sahip. Bu da denizaltının, dünyanın öbür ucundaki herhangi bir hedefi okyanusun altından hiç kıpırdamadan tek bir hamleyle vurabileceği anlamına geliyor.
62 milyar dolarlık dev bütçe: 2080 yılına kadar görevde
Pentagon, bu devasa nükleer dönüşümü gerçekleştirmek için kesenin ağzını tamamen açmış durumda. Projenin sadece sonraki 5 gövdesini kapsayan üretim aşaması için Donanma bütçesinden 62 milyar dolarlık dev bir kaynak ayrıldı.
Öncü gemi SSBN-826’nın 2029 yılının başlarında teslim edilmesi ve aynı yılın sonunda resmi olarak nükleer nöbete başlaması bekleniyor.
Toplamda 12 adet üretilecek gemiler her yıl birer tane olmak üzere filoya katılacak ve son gemi 2042’de suya inecek.
Columbia sınıfı denizaltılar 2080’li yıllara kadar kesintisiz hizmet verecek şekilde tasarlandı. Yani şu an tersanede bu geminin kaynaklarını yapan askeri personelin neredeyse tamamından daha uzun süre dünya denizlerine hükmedecek.
The post 62 milyar dolar harcandı, 2080 yılına kadar okyanusların tek hakimi olacak appeared first on Kilis Egitim.